Depresyon Belirtileri

Depresyon Belirtileri Nedir? 2021 İnceleme

Depresyon belirtileri nedir? Depresyonun türleri nedir? Hangi tür depresyon, nasıl belirti verir? Depresyonda olan kişilerde gözlenen duygusal değişiklikler nedir? Depresyondaki kişi nasıl hisseder? Bir çok kişi bu soruların yanıtını merak ettiği etmektedir. Birlikte depresyon belirtileri ve çeşitlerini inceleyeceğiz. Hazırsanız başlıyoruz.

Depresyon, sürekli bir üzüntü hissine ve ilgi kaybına neden olan bir duygu durum bozukluğudur. Aynı zamanda majör depresif bozukluk veya klinik depresyon olarak da adlandırılır, nasıl hissettiğinizi, düşündüğünüzü ve davrandığınızı etkiler ve çeşitli duygusal ve fiziksel sorunlara yol açabilir. Normal günlük aktiviteler yapmakta güçlük çekebilirsiniz ve bazen hayatın yaşamaya değmediğini hissedebilirsiniz.

 Bir hüzün nöbeti olmanın ötesinde, depresyon bir zayıflık değildir ve bundan basitçe “kaçamazsınız”. Depresyon uzun süreli tedavi gerektirebilir. Ama cesaretiniz kırılmasın. Depresyonu olan çoğu insan ilaç, psikoterapi veya her ikisiyle daha iyi hisseder.

Stresli ilişkiler, depresyon için tetikleyici olabilir.

Bazı kişiler için olumsuz, stresli veya mutsuz bir aile ortamı, öz saygılarını etkileyebilir ve depresyona yol açabilir. Aile içi çatışma, boşanma veya yaşam düzenlemelerinde bir değişikliğe yol açan ayrılık, güvensizlik, suçluluk, öfke, reddedilme veya kayıp hissine yol açabilir. Aile içi yoksulluk, istismar ve şiddet de en önemli etkenlerdir. Arkadaşlık veya ilişki kurma ve sürdürmedeki zorluklar, düşük benlik saygısına ve güven kaybına yol açabilir, bu da kişilerin endişelerini paylaşmak için rahat hissedecekleri birini bulmasını zorlaştırır.

Kişilerin yaşamlarında depresyonun başlamasına neden olabilecek durumlar şunlardır:

  • Sevilen birinin kaybı
  • Kendisinin veya sevilen birinin fiziksel hastalığı
  • Depresyonu olan bir ebeveyn veya akraba ile birlikte yaşamak
  • Fiziksel veya duygusal istismara maruz kalmak
  • Kilo alma veya kilo verme ve istem dışı zayıflık
  • Utanç verici durumlar yaşanması
  • Finansal maddi durumlarda sıkıntı 

İki haftadan fazla bir süredir, çoğu zaman üzgün, üzgün veya mutsuz hissediyorsanız veya olağan aktivitelere olan ilginizi veya zevkinizi yitirdiyseniz ve ayrıca en az üçte birden fazla belirti ve semptom yaşadıysanız depresyonda olabilirsiniz. 

Depresyon belirtileri nedir? Depresyondaki kişi hangi belirtileri yaşar?

Hepimizin zaman zaman bu semptomlardan bazılarını yaşadığımızı hatırlamak önemlidir. Aşağıdaki duygu ve durumlar, her zaman depresyonda olduğunuz anlamına gelmeyebilir. Aynı şekilde, depresyon yaşayan herkes bu semptomların tümüne sahip olmayacaktır.

Depresyonda gözlenen davranış sorunları şunlardır:

  • artık dışarı çıkmamak
  • işte / okulda işleri halletmemek, ertelemek
  • yakın aile ve arkadaşlardan uzaklaşmak
  • alkol ve yatıştırıcılara güvenmek
  • olağan eğlenceli aktiviteler yapmamak
  • konsantre olmakta zorluk yaşamak

Depresyondaki kişi şu duygusal sıkıntıları hisseder:

  • bunalmış
  • suçluluk
  • asabiyet
  • kontrolsüz sinirlilik hali
  • özgüven eksikliği
  • mutsuzluk
  • kararsızlık
  • hüsrana uğramışlık hissi
  • başarısızlık hissi
  • üzgün ve yıpranmışlık
depresyon belirtileri nedir
Depresyon Sözleri Nedir?

Depresyon yaşayan kişinin zihninde kontrol edemediği şu düşünceler gezinir:

  • Ben bir başarısızlığım.
  • Her şey benim hatam!
  • Benim başıma hiçbir zaman iyi bir şey olmaz.
  • Ben değersizim.
  • Hayat yaşamaya değmez.
  • İnsanlar bensiz daha mutlu olurdu.

Kişi depresyon belirti olarak şu fiziksel sıkıntıları yaşar:

    • her zaman yorgundur.
    • Hep hasta ve bitkin hisseder.
    • Geçmeyen baş ağrısı ve kas ağrıları vardır.
    • Barsak sistemi bozuk çalışır
    • Uyku problemleri vardır. Uykusuzluk ya da aşırı uyku durumu olur.
    • iştah kaybı veya değişikliği vardır.
    • önemli kilo kaybı veya kilo alımı gözlenir.

Klinik depresyon nedir?

Hayatımız boyunca hepimiz stres , mutsuzluk, üzüntü veya keder dönemleri yaşarız . Sıklıkla, sevdiğimiz biri öldüğünde ya da boşanma ya da bir iş kaybı gibi kişisel bir trajedi ya da zorluk yaşadığımızda depresyonda hissedebiliriz. Bazıları buna “hüzün” der. Çoğumuz bunlarla ve diğer türden stresli olaylarla baş edebiliriz.

Günler veya haftalar boyunca çoğumuz normal faaliyetlerimize dönebiliriz. Ancak bu üzüntü duyguları ve diğer semptomlar günü atlatmamızı zorlaştırdığında ve semptomlar arka arkaya birkaç haftadan fazla sürdüğünde, “klinik depresyon” denen duruma sahip olabiliriz. Klinik depresyon sadece üzüntü ya da üzüntü değildir . Bu durum, günlük rutin aktiviteleri bile gerçekleştirme yeteneğinizi zorlar. Depresyon hem siz hem de aileniz için bir yüktür. Bazen bu yük çok ağır görünebilir.

Mutsuz olmak ve depresyonda olmak aynı şey değildir.

İnsanlar bazen ailedeki bir boşanma, büyük mali sorunlar, sevdikleri birinin ölmesi, mahvolmuş bir aile yaşamı veya sevgilisinden ayrılma gibi durumlardan sonra ciddi olarak depresyona girerler.  Depresyon, işte kötü bir hafta geçirdikten sonra veya bir ayrılıktan geçerken nasıl hissettiğimizi tanımlamak için genellikle genel olarak kullanılan bir terimdir. Ancak majör depresif bozukluk çok daha karmaşıktır. İyileşme yolunda ilk adım, kalıcı, sarsılmaz karanlık duyguların depresyonun bir sonucu olup olmadığını belirlemektir. 

depresyon belirtileri
depresyon tedavisi nedir

Hangi durumda depresyon belirtileri için uzman desteği gerekir?

Her mutsuzluk hali, depresyon belirtileri değildir. Yaşam olayları ve karşılaştığımız sorunlar, kimi zaman bizleri mutsuz hissettirir. Bu çok doğaldır, olması gereken bir duygu durumudur. Öyle ya, sevdiği birisiyle sıkıntı yaşayan kişi, kendisini mutsuz hisseder. İş ortamında sorun yaşayan kişi, kendisini mutsuz hisseder. Okul sınavları ve çalışma performansında istediği verimde olmayan öğrenci, kendisini mutsuz hisseder. Aşağıdaki durumlarda, içinde bulunulan duygu durum mutsuzluktan daha fazlasıdır. Aşağıdaki durumlarda uzman desteğinin devreye alınması fayda sağlayacaktır.

  1. Umutsuz hissetmek
    Depresyon belirtisi, genel olarak yaşam hakkında hissetme şeklinizi etkileyen bir duygu durum bozukluğudur. Depresyonun en yaygın belirtisi, hayatınıza umutsuz veya çaresiz bir bakış açısına sahip olmaktır. Diğer duygular değersizlik, kendinden nefret etme veya uygunsuz suçluluk olabilir. Yaygın, tekrarlayan depresyon düşünceleri ise şunlardır: 
      • Hepsi benim hatam!
      • Ne anlamı var ki?
      • Olaylar hiçbir zaman düzelmeyecek!
      • Asla başaramayacağım!
         
  2. İlgi kaybı
    Depresyon sevdiğiniz şeylerden zevk alma hissini ortadan kaldırır. Bir zamanlar dört gözle beklediğiniz aktivitelerden, tat almaz hale gelirsiniz. Spor yapmak içinizden gelmez. Hobilerinizle ilgilenmeyi bırakırsınız. Arkadaşlarınızla dışarı çıkmak istemezsiniz. İlginizi kaybedebileceğiniz bir başka alan da cinselliktir. Depresyon belirtileri arasında cinsel istek azalması vardır.

  3. Artan yorgunluk ve uyku sorunları
    Zevk aldığınız şeyleri yapmayı bırakmanızın nedenlerinden biri de çok yorgun hissetmenizdir. Depresyon genellikle enerji eksikliği ve ezici bir yorgunluk hissiyle birlikte gelir. Bu durum, depresyonun en zayıflatıcı semptomlarından biri olabilir. Bu aşırı uykuya neden olabilir.

    Depresyon aynı zamanda uykusuzlukla da bağlantılıdır , çünkü biri diğerine yol açabilir ve bunun tersi de geçerlidir. Ayrıca birbirlerini daha da kötüleştirebilirler. Kaliteli, dinlendirici uyku eksikliği de endişeye yol açabilir.



  4. Kaygı duygusunda kontrol edilemeyen artış
    Depresyon ve kaygı bozukluğu, birlikte ortaya çıkabilir. Depresyon belirtileri ve anksiyete belirtileri birbirinin içine geçmiş olabilir. Aşağıdaki duygu durumlar, kişinin depresyon yanı sıra, anksiyete bozukluğu da yaşadığını düşündürmektedir. Anksiyete belirtileri şunları içerebilir:
    • gerginlik, huzursuzluk veya gerginlik hissi
    • tehlike, panik veya korku duyguları
    • hızlı kalp atış hızı
    • hızlı nefes alma
    • artan veya ağır terleme
    • titreme veya kas seğirmesi
    • Endişelendiğiniz şey dışında, herhangi bir şeye odaklanmakta veya net bir şekilde düşünmekte güçlük çekmek.

  5. Kontrol etmekte güçlük yaşanan sinirlilik ve öfke hali
    Depresyon cinsiyetleri farklı şekilde etkileyebilir. Araştırmalar, depresyonlu erkeklerin sinirlilik , kaçış veya riskli davranış, madde bağımlılığı veya yanlış yere öfke gibi semptomları olabileceğini gösteriyor. Anlık öfke patlamaları ve sonrasında pişmanlık duygusu vardır. Kontrolsüzce ağlama nöbetleri olabilir. Duygular kontrolsüzce bi anda yukarıya ve/veya aşağıya inebilir. Klinik depresyon belirtisi olarak, duygu durum dalgalanmaları gözlenir.

  6. İştah ve kilodaki değişiklikler
    Kilo ve iştah, depresyonlu kişilerde dalgalanabilir. Bu deneyim her kişi için farklı olabilir. Bazı insanların iştahı artacak ve kilo alacak, bazıları ise aç olmayacak ve kilo verecek. Diyet değişikliklerinin depresyonla ilişkili olup olmadığının bir göstergesi, kasıtlı olup olmadıklarıdır. Kişinin kilo alması veya vermesi kendi isteği ve planı dahilinde değil ise, muhtemelen depresyondan kaynaklanıyordur.

Ergenlerde gözlenen depresyon belirtileri nedir?

Depresyonda olduğunuzda bir daha asla tekrar normal hissetmeyecekmişsiniz gibi gelebilir. Normal hissettiğiniz zaman, sanki başınıza tekrar bir şey gelecekmiş gibi olur. Burada, bu durumun tekrarlanmaması ve kendi içinde durdurulması için ipuçları bulacaksınız. Çocuklarda ve gençlerde görülen yaygın depresyon belirti ve semptomları yetişkinlerinkine benzer, ancak bazı farklılıklar olabilir.

Küçük çocuklarda depresyon belirtileri arasında üzüntü, asabiyet, bağlılık, endişe, ağrı ve sızılar, okula gitmeyi reddetme veya zayıf olma sayılabilir. Gençlerde gözlenen depresyon belirtileri şunlardır:

  • üzüntü olma hissi
  • sinirlilik
  • olumsuz ve değersiz hissetme
  • öfke
  • kötü performans veya okula devam etme
  • yanlış anlaşılma ve aşırı hassas hissetme
  • eğlence amaçlı uyuşturucu veya alkol kullanma
  • yemek yeme veya çok fazla uyku
  • kendine zarar verme
  • ilgi kaybı
  • normal aktivitelerde ve sosyal etkileşimden kaçınma hali

Ergenler genellikle karamsar olduğundan, oğlunuzun veya kızınızın ne zaman depresyona girdiğini anlamak zor olabilir. Evladınızı yakından tanıyıp, onu takip ettiğinizde, yardıma ihtiyaç duyduğunu görürsünüz. İnsanların ilk fark etme eğiliminde oldukları şey, ergenlerin geri çekilmedir.

Ergenlerdeki en belirgin depresyon belirtisi, yapmayı sevdiği şeylerden uzaklaşmasıdır.

Ruh halinde üzüntü veya sinirlilik dahil başka değişiklikler olabilir. Depresyon belirtileri olarak iştah, enerji seviyesi, uyku düzeni ve akademik performans dahil davranışlarında değişim vardır. Bu semptomlardan birkaçı mevcutsa, ergenlerde depresyon olasılığı konusunda dikkatli olmalısınız. Bu özellikle çok önemlidir! Zira, ebeveyn, ergen çocuğunda anhedoni denilen, ilgisizlik ve mutsuzluk  halini hissettiğinde, ergen aslında uzun zamandır depresyon belirtileri gösteriyor demektir.

Depresyon, yıkıcı ya da sorunlu davranış biçiminde gözlenir. Depresyon belirtisi, dışsallaştırmaktan çok, kişinin duygusal yaşamını bozan, yani içselleştirici bir bozukluktur. Bu nedenle, sadece başkalarının bunu fark etmesi için değil, aynı zamanda hastanın kendi düşüncelerinin ve duygusal tepkilerinin rahatsız olduğunu fark etmesi biraz zaman alır.

Depresyon, içselleştirici bir bozukluktur!

Aslında iki tür depresyon olduğunu unutmayın. Majör depresif bozukluk semptomları, yedi ile dokuz ay sürme eğilimindedir.  Major depresif bozukluk durumuda ciddi ataklar görülür. Ancak distimi adı verilen depresyon türünde gözlenen semptomlar daha hafiftir. Ancak bu nedenle daha uzun, hatta yıllarca sürebilir. Dolayısıyla, distimi deneyimi çocuk için herhangi bir anda daha az zayıflatıcı olabilir. 

Bir ergen depresyondayken, yardım almanın önemli olmasının tek nedeni çektiği acı değildir. Bozukluğun kendisine ek olarak, yaşam boyu sorunlara neden olabilecek etkiler vardır. Depresyon belirtileri, sosyal ve akademik işlevsellik üzerinde olumsuz etki yaratır. En belirgin depresyon belirtisi, düşük enerji ve odaklanma sorunu olarak yaşanır.

Depresyon de demek? Depresyon nedenleri nedir?

Depresyonun nedenleri karmaşıktır. Depresyon gelişimine genetik, biyolojik ve çevresel faktörler katkıda bulunabilir. Bazı insanlarda depresyon tek bir nedene kadar izlenebilirken, diğerlerinde bir takım nedenler işin içindedir. Birçoğu için nedenleri asla bilinmemektedir. Beyindeki sinir iletilimini sağlayan kimyasal maddelere nörotransmitter denir. Nörotransmitter düzeylerindeki kimyasal anormallikler, depresyona neden olur.

Nörokimyasal anormalliklerin biyolojik olduğu düşünülüyor. Mutluluk hormonları, beslenme ve yaşam alışkanlıklarımızdan etkilenmektedir. Mutluluk hormonlarını artıranlar şunlardır: Sağlıklı beslenme, spor egzersizi ve sosyal bağlar.

Depresyon kalıtımsal nedenleri: Bazı ailelerde belirli depresyon türleri görülüyor. Depresyonda tam olarak hangi genlerin yer aldığına dair araştırmalar devam etmektedir. Ailenizden birinin depresyona sahip olması, sizin depresyonda olacağınız anlamına gelmez. Aynı şekilde, ailenizde hiç kimsenin depresyonu olduğu bilinmese bile depresyona girebilirsiniz.

Depresyon kişilik özellikleri: Belirli kişilik özelliklerine sahip kişilerin depresyona girme olasılığı daha yüksektir. Depresyon belirtileri, şu davranışlara eğilimli olan kişilerde daha sık gözlenir:

  • Olumsuz düşünme yapısı
  • karamsarlık
  • aşırı endişe
  • düşük benlik saygısı
  • algılanan reddedilmeye aşırı duyarlılık
  • başkalarına aşırı bağımlılık
  • başkalarına karşı üstünlük hissi
  • yabancılaşma hissi
  • strese karşı etkisiz tepkiler 

Depresyona neden olan olaylar: Zor yaşam olayları, kayıp, değişim veya sürekli stres, nörotransmiter seviyelerinin dengesizleşmesine ve depresyona neden olabilir. Hamilelik ve doğum gibi büyük mutlu olaylar olma eğiliminde olan olaylar bile , doğum sonrası depresyonda olduğu gibi hormon düzeylerinde değişikliklere neden olabilir. Stresli olaylar, klinik depresyona neden olabilir .

depresyon belirtileri nasıl anlaşılır
depresyon nedir

Depresyon tedavisi nasıl olur?

Depresyon tedavisi, zihinsel ve duygusal sıkıntılar içinde, en zor çözüm sağlanan durumdur. Zira, kişinin öncelikle depresyon belirtileri gösterdiğini anlaması gereklidir. Ardından bu belirtilerden şüphelenip, durumun ne olduğunun tanısı için ilgili uzmana ulaşması ve tedavi planı için açık ve istekli olmalıdır. Tüm bu adımlar, aylarca sürebilir. Kişi depresyonda olduğunu anlamaz, kabul etmez. Geçen bu süre içinde, depresyonun tedavisi için uygulanacak adımlar hep gecikir, ertelenir.

Depresyon tedavisinde kullanılan 26 farklı molekül anti-depresan ilaç vardır. Bu moleküllerden hangisinin kişiye en uygun olduğunun belirlenmesi gereklidir. Üstelik, depresyon tedavisi için öncelikle medikal destek yerine, yaşam koşulları düzenlemesi yapılmalıdır. Yoğun stres ve duygu durumlarını kini nasıl yönetecek? Hangi durumda, hangi kararları alması uygun? Tüm bu adımlarda bireysel gelişim sağlanmalıdır.

Depresyon, sadece ilaçla düzelen bir durum değildir. Özellikle, pre-frontal korteks beyin bölgesindeki duygu ve düşünceleri yöneten bölgelerin egzersizi faydalıdır. Böylece sorunu en net şekilde, beyin egzersizi yöntemiyle çözmek mümkündür.

depresyon belirtileri için neurofeedback
neurofeedback nedir

Depresyon için neurofeedback egzersizi

Neurofeedback egzersizleri, daha berrak bir zihin ve daha doğru muhakeme konusunda gelişme sağlar. Böylece kişinin beynindeki karar verme ve duyguları yönetme bölgelerinde gelişim olur. Daha düzenli ve uyumlu çalışan beyin dalgaları, kişinin yaşam verimini yükseltir.

Neurofeedback nedir?

Nöroterapi egzersizleri, biofeedback veya nöroterapi olarak adlandırılır. beyni “dengelemek” ve yoğun beyin egzersizleriyle, zihninizin çalışma şeklini iyileşir. Neurofeedback, gelişmiş bilgisayar teknolojisini kullanan özel bir nöro-egzersiz sistemidir. Neurofeedback terapisi, beyinde uzun vadeli ve kalıcı gelişimler sağlar.

Brain aerobic, zihninizi iyileştirmeye ve yeniden eğitmeye yardımcı olmak için beyninizin yeni şeyler öğrenme konusundaki doğal yeteneğini kullanır. Temel olarak, geribildirim ve egzersiz yoluyla, beyin aktivitenizi diğer her beceriyi öğrendiğiniz gibi değiştirmeyi öğrenirsiniz.

Neurofeedback terapisi sırasında tek yapmanız gereken, arkanıza yaslanmak, rahatlamak ekrandaki görselleri, odaklanarak zihninizle hareket ettirmektir. Evet, doğru okudunuz!

Neurofeedback egzersizi sırasında ne olur?

Ekrandaki hareketsiz görseller, siz doğru odaklanıp, duygularınızı kontrol ettiğinizde, hareket etmektedir.

Böylece, neurofeedback terapisi ile beyniniz duyguları nasıl yöneteceğini adım adım öğrenmektedir. Siz ekranı takip ederken, biofeedback sistemi sensörler aracılığıyla beyin dalgalarınızı ölçer. Sensörler, beyin dalgalarınız istenen aralığın dışında olduğunda bilgisayara haber verir.

Çok yüksek beyin dalgaları, endişeli düşünceleri gösterir. Beyin dalgalarınız her yükseldiğinde, izlediğiniz ekran donar, ve görüntüler kararır. Bu geri bildirim, beyninizi endişeli düşünceler yerine videoya odaklanmaya teşvik eder. Ortalama 30 dakikalık eğitim seansında, bu yüzlerce kez gerçekleşir. Beyninize videoyu izlerken aldığınız geri bildirimleri geliştirmek için zaman kazandırır. Yaklaşık 3 ila 4 haftalık seanslardan sonra, beyin “çizgiler içinde kalmayı” ve dengeyi korumayı öğrenir.

Depresyon bozukluğu olanlar, kendilerini sürekli bir mutsuzluk durumunda olduklarını hissettiren düşüncelere sahip olma eğiliminde olurlar. Özellikle 2 haftadan daha fazla uzun süredir mutsuzluk hissi vardır. Ek olarak gelecekle ilgili planlar ve hedefler belirsizdir. İşte bu anda medikal destek semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir, ancak rahatlama geçicidir ve yan etkiler olabilir. Psikoterapi desteğinin işe yaraması uzun sürebilir. Olumlu bir değişim sağlamak için zorlayıcı anıların ve geçmiş yaşanmışlıkların yeniden gözden geçirilmesi gerektirebilir. Oysa neurofeedback terapisi, depresyon için uzun vadeli olumlu sonuçları olan, tamamen doğal bir yöntemdir.

depresyon belirtileri için enurofeedback yaptıranlar
Beyin Dalgaları Nedir?

Neurofeedback yöntemi beyindeki etkisi nedir?

Neurofeedback terapi, ventrolateral prefrontal korteks ve amigdala arasındaki bağlantıyı geliştirmektedir. Sağlıklı beyinlerde, beynin bu alanları sosyal ve çevresel ipuçlarını analiz etmek ve bunlara tepki vermek için birlikte çalışır. Duygu ve düşünce durumunda sıkıntı yaşadığınızda, amigdala beyninizin duruma uygun şekilde yanıt vermesini yönetir. Bunun için ventrolateral prefrontal korteksi aktive eder ve beynin her tarafına sinyaller gönderir.

Depresyon ve kaygı durumunda, ventrolateral prefrontal korteks ve amigdala arasındaki bağlantı zayıflar.

Buna bağlı olarak kişi normalde rahatlıkla oluşturacağı yanıtları ve düşünceleri toparlayamaz. Bu sebeple, depresyondaki bir kişi, aslında çok rahatlıkla çözebileceği durumlarda bile ne yapacağını bilemez. Neurofeedback terapisi, beynin bu bölümleri arasındaki bağlantıyı geliştirebilir. Bu bağlantı yeniden sağlanır. Ventrolateral prefrontal korteks, amigdalanın ilettiği potansiyel sorunlara uygun, anlamlı ve mantıklı bir yanıt tekrar oluşturacak hale gelir.

Sürekli bir mutsuzluk ve çözümsüzlük halinde yaşamak, beyninizdeki hücreleri aşırı harekete geçirebilir. Endişeli olmayan beyinlerde, beynin başka bir parçası olan amigdala ve hipokampus, birbirleriyle dengeli bir diyaloğa sahiptir. Böylece, hipokampus bölgesi iyi duygusal deneyimleri kötü deneyimlerden ayırmanıza olanak sağlar. Bununla birlikte, anksiyetenin neden olduğu aşırı aktif beyin hücreleri, beyninizi sürekli bir savaş ya da kaç tepkisi durumunda tutar. Bu da sizi olumlu olanlardan ziyade olumsuz deneyimleri hatırlamaya ve tutmaya daha yatkın hale getirir.

Neurofeedback terapisi, beyninizin bu aşırı tepkiyi tespit etmesini sağlar. Nöroterapi ile sürekli olarak olumlu geri bildirimleri almak, beyin hücrelerinize nasıl sakinleşeceklerini “öğretir”. Beyin hücreleriniz daha az reaktif hale geldikçe, iyi deneyimleri olumsuz durumlardan daha kolay ayırabilir. Sürekli bir kaçış veya savaş tepkisi durumunda yaşamaya daha az mecbur hissedersiniz.

Beyin dalgaları depresyonda nasıl etkilenir?

Depresyon birçok nedenden dolayı olabilir. Eğer beynin sol ve sağ ön loblarındaki aktivite miktarı arasında bir dengesizlik varsa, depresyon belirtileri ortaya çıkma eğilimindedir. Depresyondaki insanların beyinleri, sol frontal lobda yavaş beyin dalgası aktivitesine sahiptir. Oysa, her iki beyin yarı küresi dengeli aktivitede olmalıdır.

Sol frontal lob içindeki yavaş beyin dalgaları şunlara neden olur:

1- yorgunluk 2- motivasyon düşüklüğü 3- günlük aktivitelere karşı duyulan ilgi kaybı

Neurofeedback terapisi, sol ön lobu etkinleştirmeye yardımcı olur ve benlik saygısını artırmaya yardımcı olabilir. Çok sayıda çalışma, beynin sol ön bölgesi sağ ön bölgeden daha aktif olduğunda iyimser, pozitif ve iyi bir ruh hali içinde hissettiğimizi göstermiştir. Çoğu zaman, depresyonu olan insanlar sağ frontal lobda soldan daha fazla aktiviteye sahiptir. Bu durum onların üzgün, melankoli, izole, yalnız ve umutsuz hissetmelerine neden olur. Sol frontal lob, neurofeedback seanslarında daha aktif olması için eğitilir. Sol ön lobunuz her aktive edildiğinde beyniniz olumlu geri bildirim alır, zihniniz sol ön lobunuzu daha sık harekete geçirerek ruh halinizi iyileştirir ve depresyon belirtilerini azaltır.

Neurofeedback terapisi, beyin dalgalarını ödüllendirir ve eğitir. Bu durum, depresyonla ilişkili davranış ve duygularda değişikliklere neden olur. Psikoterapi, danışmanlık terapisi, stres yönetimi ve gevşeme eğitimi de bireylerin çevresel stres faktörleriyle daha olumlu bir şekilde başa çıkmalarına yardımcı olmada etkilidir.

Dr. Bora Küçükyazıcı
Tıp Doktoru & Klinik Psikoloji PhD

depresyon belirtileri nedir
Brain Center İstanbul

İleri düzey inceleme kaynakları:

  1. Depresyonun Nedenleri
  2. Depresyonda Sorunları anlamak
  3. Depresyonun Belirtisi 
  4. Depresyonu Tedavisi Nasıldır?

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu